15 Haziran 2018 Cuma

June, A New Hope

sarmaşık
Tolga Karaçelik'in izlediğim ilk filmi. Bu zamana kadar neden izlememişim bilmiyorum. Möhteşem.
Bir zamanlar anadolu'da
 Nuri Bilge eksiklerimi tamamlamak için yaz tatiline adak adamıştım. Filmi durdurmadan bitirdim. Savcı, doktor, muhtar karakterleri çok başarılıydı. Dialoglar yine üzerinde fazlasıyla çalışılmış belli ama ben ara ara sıkıldım.
chungking express
 Bu filmi görünce hemen California Dreamin' çalmaya başlıyor. Başka hiçbir şey demiyorum klip gibi akan, mutlaka bağzı sahnelerini tekrar izleyeceğim wong kar wai filmi.
coco
 Yine bir karneden önceki son hafta çocuklara izletiyorum diye kendi arşivime kattığım animasyon. Sonlara doğru her animasyonda olduğu gibi gözyaşlarımı tutamadım ayıp olmasın diye çaktırmamaya çalıştım.
houston we have a problem
 Bu belgesel çok acayip. Konusunu da anlatamıyorum ki sürprizli çünkü. Yogoslavya'nın uzay çalışmalarında ilerleyip Amerika'ya proje satması üzerine bir belgesel(mi). İzlediğimiz ve bize sunulan bilgilerin ne kadarı gerçek, ne kadarı inanmamızı istedikleri ne kadar saklamak istedikleri. Üff üzerine çok tartışılır.
kış uykusu
NBC'nın en beğendiğim filmi sanırım. gerçi iklimler ve uzak'ı izleyeli yüzyıl oldu bir daha izlemem gerekebilir ama winter sleep çok iyi aktı. NBC'nin youtube kanalında bütün kamera arkalarını izledim. Aynı sahneyi defalarca çektirip, bi de şöyle deneyelim bir de acaba şunu mu yapsak diye her açıdan konuyu ele alışı çok yorucu olmalı ama ortaya çıkan sonuç için değermiş demek ki.

Blog Muhasebesi

Öneri Makinesi yüzyıl önce beni mimlemişti sağolsun ama bilmiyordu ki ben çok tembel bir blogger insanıydım. Olsun şu sıcak bayram günü yapayım dedim.

Blog alemine nasıl girdin?

Eskiden bloglar çok meşhurdu. Daha çok günlük gibi kullanılıyordu ve etkileşim çok fazlaydı. Lise sona kadar sadece okumakla yetinirken öss'den kurtulduğum yaz artık sınırsız internet kullanma süremle n'apacağımı bilemeyip ben de blog açmaya karar verdim. İlk yazımı 2009 Haziranda yazmışım.

Hangi Blog sana ilham oldu?

Valla hiç hatırlamıyorum ama bağzı müzik bloglarını takip ediyordum. Arkadaşlarımın yine günlük gibi yazdığı bloglar vardı. Şu anda Oscarboy isimli ciddi sinema yazan bir bloggerın eskiden gossip girl tadında blogu vardı onu çok seviyordum. Öneri'nin bahsettiği kediler ve kitaplar, Hakiki Muhabbet bunlar beni etkilemiş olmalı kim bilir...

Bloga yazdığın ilk yazı ve son yazı arasında fark var mı?

Tabii ki! İlk zamanlar ben de günlük gibi kafa dağıtma aracı olarak kullanıyordum ama daha sonra bu halinden sıkıldım. Boş bırakmak da istemiyordum ve o dönem aşırı film izlediğim için bir yandan izlediğim filmlerin afişini koyayım sonra unutmayayım durumuna evrildi. Nasıl oldu ben de anlamadım.

Yakın çevrendeki insanlar blogunu biliyor mu?

Biliyor. Daha çok sık kullandığım dönemdeki arkadaşlarım biliyor ama sonradan edindiğim arkadaşlarıma herhalde hiç bahsetmemişimdir. Beni stalklamak için ara ara baktığını bildiğim arkadaşlarım var.

Blog yazmak yaşantına ne kattı?

Tatlı insanlar tanıdım, özellikle üniversiteye başladığım dönem bizim okuldan blog yazan çok genç vardı. Onlarla yorumlaşıp, gerçek hayatta tanışıp arkadaş olduk pek de güzel oldu. Çoğu yazmıyor artık twitterın kölesi oldular:p Film üzerine yoğunlaştığım dönemden beridir de film bloglarıyla haşır neşir oldum onların yorumlarını okumak filmlerle ilgili dedikodu yapmak pek hoşuma gidiyor.

Şu an bu mim ile blogda kaç yazın ve kaç sayfa görüntülenmen var?

Şu an 414 yazım var görünüyor ama aslında daha fazlaydı epey bir temizlik yapmıştım bir ara. Sayfa görüntülenmem çok fazla gözüküyor ama bunun büyük bir çoğunluğu rusya'dan falan gelen boş tıklamalar. Esas olarak bloga gelen organik gerçek okuyucu çok çok az kendi kendime çalıp söylüyorum o derece.

25 Şubat 2018 Pazar

It's amazing, isn't it?

good time
 kötü değil ama iyi de değil bilemedim.
molly's game
bu senenin sürprizi oldu benim için. gram haz etmediğim chastain'i bana 2 küsür saat izletti sorkin. film başladıktan bir süre sonra dur ya kaç dk geçmiş diye imleci oynatınca filmin nerdeyse bittiğini gördüm ve arkadaşlar bu 20 filmde bir görülen bir mucize inanın bana. hem hızlı akıyor hem de çok eğlenceli. gerçek hikaye olmasına rağmen sorkin'in çok fazla kurgu eklediğini düşündüm çünkü normalde kadının röportajlarında anlattıkları biraz düz. yine de tamamı kurgu da olsa hikayeyi severdim bence.
loveless
sevgisiz bir ailenin çocuklarının kayboluşuyla yaşadıklarını anlatan, böyle anne baba olmaz olsun dedirten bir film.
phantom thread
paul thomas anderson  magnolia yüzünden benden hep kredi alacak bir yönetmen. phantom thread'i de kesin çok iyi diyerek izledim. daniel day lewis, dekor, kostümler ve müzik çok güzel, sıkıldım diyemem ama neden bayıldınız bu kadar anlamadım.
wonder
 wonder, yüzünde doğumda gelişen bazı problemlerden dolayı ameliyat izleri olan bir çocuğun okula başlaması ve ailesinin desteğiyle sosyal hayata adım atmasını anlatıyor. imdb'de 8 olan ratingi tamamen bir balon. hikaye  my sister's keeper, the fault in our stars tarzı hastalığın verdiği sorunlar üzerine klişe replikler ve olaylarla bezeli. yine de son kısma kadar gene idare edilebilir durumdaydı. öyle çok ağlatıyım gözyaşından prim yapayım bir film olmamasına rağmen yer yer mendilleri hazır tutalım.