4 Şubat 2018 Pazar

#MiM - Sinema ve Ben

Öneri Makinesi bin yıl önce beni mimlemişti. 40 yılda bir mimlenmişim tabi ki yapacaktım.

 

1- Sinemada ilk izlediğin film?
    Sinemada ilk Titanik'i izledim. Annemlerle gittiğimizi ve sinemanın balkon katında oturduğumuzu hatırlıyorum. Sonra tv'de de 23123 kez izlediğim bu film benim için çok önemlidir.

2- Film en güzel ................. e/da izlenir.
    Film benim için en güzel sinemada izlenir ama evde de izliyorum şikayet etmeden. Hatta daha çok evde izliyorum.

3- Film izlerken olmazsa olmazın var mı? Varsa neler? 
     Film izlerken konuşulmasından hoşlanmam arkadaşlarımı haşlarım. Sinemadaysam yanımdakilere ölümcül bakışlar atarım. Telefon ışığına hele hiç katlanamam. Sinema salonuna girerken inşallah küçük çocuk yoktur diye dua ederim çünkü hiç susmuyorlar ve anne babaları da yavrumun sesine kurban olayım modunda sus oğlum demiyor. 
via GIPHY

a- Tek başına mı kalabalık mı? 
     Evde kalabalıkta ancak geyik önemsiz filmler izleniyor çünkü kimse filmi izlemiyor o sırada. O yuzden ben tek başına diyeceğim.

b- Mısır mı cips mi ?  

     Hiçbir şey yemem hatta mısır sesini de hiç sevmem. (iyice yaşlı huysuz moda bağladım hahahahah) Kahve çay tam benlik.

c- İki boyutlu mu üç boyutlu mu?

    İlk üç boyutlu filmimi hatırlamıyorum ama filmden çıkınca gözlerimin bozulduğunu düşünüyordum çünkü filmde düzgün odaklanamadığımdan başım çok ağrımıştı. O zamanlar yeni yeni başladığı için herkes büyülenmiş gibi 3D filmleri övüyordu ben de herhalde bende sorun diyordum. Sonradan twitterda orda burda 3d filmlerin nasıl çöp ve bulanık olduğuyla ilgili yorumlar okuyunca anladım ki yalnız değilim. Gerçekten gram iyileşme olduğunu düşünmüyorum geçen yıllarla. Yalnız imax gerçekten bir tık daha iyi ve daha net. Eğer filmin imax'i yoksa ve sadece 3D gelmişse çok üzülürüm. Bir de geçen sene Wonder Woman rezaletini 4D izledim. O kadar gereksiz bir koltuk sallama vardı ki salondan dayak yemiş gibi çıktım. Kesinlikle 2 boyutlu. İstemiyorum ya o fırlattığınız şey gerçekten üzerime geliyormuş gibi hissetmek falan.  

d- Avm sineması mı sokak sineması mı?

    Avm sinemasını uzun reklamları ve gereksiz pahalılıkları yüzünden hiç sevmiyorum ama benim için ses sistemi, perde büyüklüğü de önemli olduğu için genelde bunları maximum sağlayan yerlere gitmeye çalışıyorum. Sokak sineması romantikliğini anlıyorum ama eğimi yeterince olmayan basık salonlara gitmek ne bileyim gereksiz geliyor.

e- Filmden önce fragmanını izlemek mi yorumunu okumak mı?

    Konusunun k'sini bilmeden filme gittiğim ya da evde film izlediğim çok olmuştur. Fakat genelde önce metacritic ve imdb ratinglerine daha sonra crticker'da takip ettiğim insanların filme kaç verdiğine bir de birkaç blog yazarının ratinglerine bakarım aşağı yukarı filmi izleyip izlememem gerektiğini anlıyorum bu şekilde. Eğer yakın arkadaşlarım önermişse bunların hiçbirini yapmama gerek yok direk izlerim. Fragmanı özellikle kendim arayıp izlemem biri paylaşmışsa bu süreçte belki bakarım. Detaylı yorumları ise film bittikten sonra okumaya başlıyorum. Bu da epey mesai gerektiriyor gerçekten ama çok seviyorum millet ne düşünmüş ne yazmış diye.

Ben çok sevdim bu mimi. Sorular sevdiğim bir şey olunca cevaplamak da çok zevkli oldu. Ben mimi yapana kadar takip ettiğim herkes yaptığı için şayet bloga rast gelen birisi olursa tabi ki yapabilir. 

13 Ocak 2018 Cumartesi

kar yağmayan kış

battle of sexes
1973 yılında Billie Jean King ve Robert Sandy Riggs isimli iki tenisçinin kadınların mesleki şartlarda eşit muamele konusunda itibar maçını konu alan Battle of Sexes Steve Carell hariç bir şeye pek benzemiyordu. Genel kültür için izlenebilir.
call me by your name
Bu senenin en çok konuşulan ve Oscar alsın diye kampanyaları yapılan filmi sanırım bu. Ben sırf bu sebeple filmin abartıldığı kadar çıkmayacağını düşünüyordum. Çünkü her sene aynı showu izliyoruz. Geçen senenin yıldızı Moonlight'da ne olmuştu desen hiçbir şey hatırlamıyorum. La la land'i bile daha iyi hatırlıyorum diyebilirim. O yüzden CMBYN'i de sıfır beklentiyle açtım ama gerçekten görüntüler oyuncular açısından çok beğendim. Timothee Chamalet ve Armie Hammer arasındaki uyum muazzamdı. Dönem, İtalya görüntüleri, kıyafetler vs özenliydi. Ama en etkileyicisi filmin sonunda verdiği duyguydu. Bu sene oyum CMBYN'e.
the disaster artist
James Franco perfect. Kesinlikle ödüllere boğulmalı. Film çok başarılı olmuş.
the killing of a sacred deer
lanthimos artık işin suyunu çıkarmaya başlamış olabilir.
lady bird
 Greta Gerwig filmi diye çok seveceğimi düşünmüştüm ama bunun nesini abarttınız anlamadım.
three billboards outside ebbing missouri
golden globes'da neden ödüllere boğulduğuna anlam veremediğim, senaryosu kendi içinde çelişen karakterle dolu film. tek güzelliği frances olabilir.

2 Aralık 2017 Cumartesi

Bye 2017

blade runner 2049

boogie nights

capturing the friedmans

the imposter

split

your name