sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2020 Cumartesi

Pandemic

Hello guys!

Aylar sonra buraya geri döndüm. Son zamanlarda yaşadığımız şeyleri düşününce bunların ileride tarih sayfalarında yer alacağını belgesellere döküleceğini ve bu yüzden de belki ben de kişisel bloguma bir kaç not alsam ileride geri dönüp bunları okumak hoşuma gider diye düşündüm. (tabii ilerisini görebilirsek)

Covid-19 yani Corona virüsü sebebiyle okullar iki hafta tatil edildi. Üniversiteler 3 hafta tatil. Neredeyse bütün Avrupa, Çin ve İran ve bir kaç ortadoğu ülkesiyle uçuşlar karşılıklı iptal edildi. KKTC bile kapalı. Çin hastalıktan şu tarih itibariyle paçayı sıyırmak üzere ama İtalya'yı Allah kurtarsın cidden. Rakamları görünce insan şaşırıyor. Türkiye'de durum şu an 5 kişi ama alınan önlemleri görünce hep soru işaretleri oluşuyor.

Ocak ayında bir hafta Almanya'daydım. O sıralar hastalık sadece uzak doğudaydı ve tehlike belirtileri tek tük ortaya çıkıyordu. Mesela giderken ne havalimanında ne uçakta maskeli insan gördüğümü hatırlıyorum. Ama dönüşte bir kaç kişi görmüştüm. Her şey zaten döndükten bir iki hafta sonra oldu. Virüs Avrupa'ya girer girmez hızla yayıldı ve ciddi tehlikesi var. Twitter'da haber sitelerinde karantinaya alınan İtalya gibi şehirlerin koskoca Çin'in videolarını izleyince bir bilim kurgu filmine ışınlandığımızı hissediyorum. Süpermarketler boşaltılmış garip maskeler kıyafetler giymiş insanlar etrafta dolaşıyor. Herkes ekstra temkinli.

İlk defa okulların tatil edilmesinden mutlu değilim. Hiçbir yere gidemiyoruz vaka sayısı yayılacak mı yoksa böyle kalacak mı bilmiyoruz. Okullar Nisan'da açılacak ve hayat eski haline dönecek mi ondan da emin değiliz ama ben yine de öyle olacakmış gibi düşünmek istiyorum.

Bu derece küresel etkisi olan bir problem için insanların aldıkları kararları, yaşananları endişeyle ve aynı zamanda merakla izliyorum. Demek ki ilerde başka ne olayları yaşamak zorunda kalacağız. Dünya çapında kuraklık? Açlık? Deprem? Belki sınırlar yeniden değişecek, ülkeler dağılacak, yeni ülkeler kurulacak insanlar yepyeni hastalıklarla tanışacak. Ben sevmedim bu olayı ya umarım bilim kurgu filmlerinde olaylar uzak gelecek olarak kalmaya devam eder ve o gelecek asla gelmez.

Poster koymaya çok üşendim. Bunlar da dursun burada bu ara neler izlemişim. Şimdi iki hafta da kendimi meşgul etmem lazım.

Dizi olarak Succession son zamanlarda izlediğim en güzel şeydi. Morning Show'un da yeni sezonunu merakla bekliyorum.

Bu sene Oscarları hiç sallamadım. Hala izlemediğim filmler var. Parasite'ı izleyeyim bari bu tatilde.

19 Temmuz 2019 Cuma

10th Anniversary



Sevgili gönül dostları. (Nasıl bir giriş bu ben de bilemedim.)
2009'da Öss'nin bitmesinin verdiği rahatlamayla ne yapacağımı bilmeden açtığım başta bir nevi günlük/haftalık blog olarak kullanıp bir süre sonra film ve konser arşivime çevirdiğim fakat her daim saçmaladığım blog 10 senesini tamamlamış. Yıllaaaar vahhh geçen yıllarım. İnsan geçen süreye inanamıyor. Face App gelsin şurda gerçek yaşlandırmayı görsün.

Blog tutmanın bir takım faydaları oldu tabi. Mesela buradan çok farklı insanlarla tanıştım, bazılarıyla yüz yüze tanışamasam da hala sosyal medyanın çeşitli yerinden takip ediyorum. Değişik yazılar okudum, farklı görüşler gördüm. Kendim içinse bir nevi ufak çaplı kişisel arşiv oldu. Hala zaman zaman ya ben bu filmi ne ara izlemiştim dediğimde açıp buradan kontrol edebiliyor o zamanki düşüncelerimi okuyabiliyorum. Konser yazılarımı biraz daha devam ettirsem mesela daha iyi olabilirdi çünkü arada kaynayan çok oldu. Gezi olarak da sadece iki gezi yazmışım, keşke bir kaç tane daha ekleyebilseydim.

Bu blog için zamanında ne temalarla uğraştım, ne bloglar okuyup sorunları çözmeye çalıştım, yeri geldi kodlama kısımlarını yap boz şeklinde kurcaladım. Şu an kaybettiğim zamana biraz üzülmedim değil iki kitap okusaymışım keşke :D

Neyse işte böyle. Eskiden buralar internetin twitter'ıydı. Artık ghost town. Kasabanın yaşlıları arada çalıları topluyoruz.


the assassination of gianni versace

amy

capharnaüm

chernobyl

the edge of democracy

9 Şubat 2019 Cumartesi

Hiçbir zaman eskisi gibi olmaz

Green Book
 Bu senenin Oscarlarının güçlü adaylarındandı. Başrolündeki iki kişi de bol bol takdir edildi ödüllendirildi. Evet güzel bir filmdi akıcıydı saate baktırmadı ama her zamanki minorities filmlerinden. Her yıl bu tarz bir film öne çıkartılıyor bu da böyle bir şanslı gibi.
Incendies
 Neden bu kadar zaman izlemediğimi bilemediğim inanılmaz bir senaryosu olan film. Bu filmi yeni yıla girdiğimiz gece izledim. Çok çok etkilendim. Senaryosu Oldboy etkisi yaptı. Müthis.
The Hunt
 Toplum lincini çok güzel anlatan mads mikkelsen'ın kendine hayran bıraktığı güzel bir danish filmdi.
Roma
Üfff yorum yapmayacağım kadar sıkıcıydı. Evet bütün ödüller sana. Netflixin sana verdiği paralarla nerelere geldin.
Transit
Bu filmin konusunu okuduktan sonra izlerken acaba ben yanlış filmi mi izliyorum diyip durdurup internette araştırdım. O derece şüpheye düşürdü. Çünkü film ikinci dünya savaşı dönemi ülkesinden kaçan birini anlatıyordu fakat her şey modern ve günümüzdü. Meğer meseleye farklı bir yerden bakıyorlarmış. Değişikti izlenebilir.
Die Welle
Enteresan bir alman filmiydi. Bir alman lisesi. İki ders biri anarşizm diğeri otokrasi. öğrenciler iki gruba ayrılıyor. Biz otokrasi dersini izliyoruz. Her şeyin demokratik bir şekilde başlarken nasıl kontrolden çıktığını. Senaryosu aslında bir kitapmış ve Erkek Lisesi'nde de okutuluyormuş diye okudum.
The Guilty
Tatlış Tom Hardy'nin Locke filminin çakması The Guilty, tek mekan olup size 90 dakika izleme vaadi veren filmlerden. Eh işte.

16 Kasım 2018 Cuma

bored to death

bohemian rhapsody
 aşırı canımın sıkıldığı bıkkınlık içeren bir dönemdeyim. tek tek filmleri yazamayacağım sanırım. işte bunlar da depresyon ürünleri.
climax

fed up

the imitation game

ordinary people

private life

three identical strangers

upgrade

14 Ekim 2018 Pazar

Part 2 Documentaries

inside job 
para belgeseli. kendi küçük dünyamızdayız aslında para piyasası buzdağının gizli kısmı. anlatıcı olarak matt damon'ı sevdim. bu konuda izlenebilir diğer film: the big short, margin call


jim&andy 
bu belgeseli bir arkadaşım önerdi. konusunu okuyunca önce filmini izlemem gerekiyordu. jim carrey andy kaufman'ın hayatını anlatan man on the moon filmini çekerken metot oyunculuk tekniğini kullanıp çekimler boyunca andy kaufman gibi davranır ve milleti delirtir. kamera arkası görüntülerinden ve jim carrey'le günümüzde yapılan röportajdan oluşan belgesel çok eğlenceliydi. jim carrey'nin ruh halini hiç iyi görmüyorum.

the light bulb conspiracy
normalde bir ampul ömürlüktür ya da aldığınız bir mixerin normal şartlarda bozulması için çok az sebep vardır ama hepimiz artık tüketimde bulunurken kabul ediyoruz ki binlerce para verdiğimiz şeyin ömrü maximum 5 sene. peki bunun sebebi nedir bu durum nasıl ortaya çıktı işte bunları anlatan çok farklı yorumlara sebep olabilecek enteresan bir belgesel.

wild wild country
osho'nun meşhur özlü sözlerini her yerde görmüşsünüzdür. aslında osho kimdir, bu tarikatımsı oluşum nasıl başladı, hindistandan çıkıp tee dünyanın bir ucu amerika'da kendine nasıl bir karargah kurdu bunları anlatan başarılı bir netflix belgeseli. izlerken herkes kendi ülkesiyle ilişkilendirebilir :D

sugar man
bu oscar'lı belgeseli nasıl kaçırdım bilmiyorum ama oldu işte. sugar man isveç'li bir yönetmenin eseri. konusu çok enteresandı ve bu belgeseller içinde belki de en sevdiğim olabilir. yönetmenin trajik hayatını da inceledikten sonra iyice içime taş oturdu.

13 Ekim 2018 Cumartesi

Part 1 Movies

Hiç film falan izlemiyorum daha koycak afiş birikmemiştir diye düşünerek burayı pek sallamıyordum. Geçen criticker hesabımı kontrol ederken fark ettim ki bir posta sığmayacak film izlemişim. Napıyım ya şimdi hepsini koysam üşenirim dedim baktım yarısı belgesel o zaman filmler ve belgeseller olarak bölmeye karar verdim.

blackkklansman
spike lee'nin cannes'dan ödüllerle dönen filmi gerçek olaylara dayanıyor. KKK isimli hala tiplerini çok komik bulduğum ama felsefeleri korkunç olan gruba katılan siyahi istihbarat polisinin maceraları. yer yer spike lee gaza gelip kurguda sahneleri kesmeye kıyamamış olsa da eğlenceli ve son kısmı sürprizliydi.
dangerous minds
öğretmenlikle alakalı filmleri araştırırken bu film çok karşıma çıkmıştı mutlaka izleyin diye. üff izlemeyin ya mutlaka. çok hollywood.
deadpool 2
vakit geçirmek için harika bir seçenek.

kelebekler
kelebekler fırtınası sona erince ben de izlemeye karar verdim. bence sarmaşık karaçelik'İn en iyi filmi olarak kalacak. kelebekler'de oyunculukta  bir olmamışlık vardı. kötü değil ama çok etkilenmedim. sadece son sahnesini hiç unutamayacağım :D
man on the moon
bu filmi aslında başka bir sebeple izledim. bir arkadaşım  jim & andy belgeselini izlemelisin dedi. belgeselin konusunu okuyunca bu filmi izlemem gerekiyordu. Jim carrey komedi oyuncusu olarak görülüp küçümsense de ben her zaman dramada da ne kadar iyi olduğunu savunmuşumdur. bu da belgesi.
the kindergarten teacher
filmekiminden tek filmim. yıllardır mesleğini iyi şekilde yapan ama kişisel hayatında tatminsizlikler yaşayan anaokulu öğretmeninin, bir öğrencisinin edebiyata karşı özel ilgisini keşfetmesi ve ona karşı başlayan takıntısını anlatan yer yer gerilimli yer yer dozunda esprili hoş bir filmdi. sonunda böyle düşündüren ve tartıştıran filmleri seviyorum.

15 Haziran 2018 Cuma

June, A New Hope

sarmaşık
Tolga Karaçelik'in izlediğim ilk filmi. Bu zamana kadar neden izlememişim bilmiyorum. Möhteşem.
Bir zamanlar anadolu'da
 Nuri Bilge eksiklerimi tamamlamak için yaz tatiline adak adamıştım. Filmi durdurmadan bitirdim. Savcı, doktor, muhtar karakterleri çok başarılıydı. Dialoglar yine üzerinde fazlasıyla çalışılmış belli ama ben ara ara sıkıldım.
chungking express
 Bu filmi görünce hemen California Dreamin' çalmaya başlıyor. Başka hiçbir şey demiyorum klip gibi akan, mutlaka bağzı sahnelerini tekrar izleyeceğim wong kar wai filmi.
coco
 Yine bir karneden önceki son hafta çocuklara izletiyorum diye kendi arşivime kattığım animasyon. Sonlara doğru her animasyonda olduğu gibi gözyaşlarımı tutamadım ayıp olmasın diye çaktırmamaya çalıştım.
houston we have a problem
 Bu belgesel çok acayip. Konusunu da anlatamıyorum ki sürprizli çünkü. Yogoslavya'nın uzay çalışmalarında ilerleyip Amerika'ya proje satması üzerine bir belgesel(mi). İzlediğimiz ve bize sunulan bilgilerin ne kadarı gerçek, ne kadarı inanmamızı istedikleri ne kadar saklamak istedikleri. Üff üzerine çok tartışılır.
kış uykusu
NBC'nın en beğendiğim filmi sanırım. gerçi iklimler ve uzak'ı izleyeli yüzyıl oldu bir daha izlemem gerekebilir ama winter sleep çok iyi aktı. NBC'nin youtube kanalında bütün kamera arkalarını izledim. Aynı sahneyi defalarca çektirip, bi de şöyle deneyelim bir de acaba şunu mu yapsak diye her açıdan konuyu ele alışı çok yorucu olmalı ama ortaya çıkan sonuç için değermiş demek ki.

25 Şubat 2018 Pazar

It's amazing, isn't it?

good time
 kötü değil ama iyi de değil bilemedim.
molly's game
bu senenin sürprizi oldu benim için. gram haz etmediğim chastain'i bana 2 küsür saat izletti sorkin. film başladıktan bir süre sonra dur ya kaç dk geçmiş diye imleci oynatınca filmin nerdeyse bittiğini gördüm ve arkadaşlar bu 20 filmde bir görülen bir mucize inanın bana. hem hızlı akıyor hem de çok eğlenceli. gerçek hikaye olmasına rağmen sorkin'in çok fazla kurgu eklediğini düşündüm çünkü normalde kadının röportajlarında anlattıkları biraz düz. yine de tamamı kurgu da olsa hikayeyi severdim bence.
loveless
sevgisiz bir ailenin çocuklarının kayboluşuyla yaşadıklarını anlatan, böyle anne baba olmaz olsun dedirten bir film.
phantom thread
paul thomas anderson  magnolia yüzünden benden hep kredi alacak bir yönetmen. phantom thread'i de kesin çok iyi diyerek izledim. daniel day lewis, dekor, kostümler ve müzik çok güzel, sıkıldım diyemem ama neden bayıldınız bu kadar anlamadım.
wonder
 wonder, yüzünde doğumda gelişen bazı problemlerden dolayı ameliyat izleri olan bir çocuğun okula başlaması ve ailesinin desteğiyle sosyal hayata adım atmasını anlatıyor. imdb'de 8 olan ratingi tamamen bir balon. hikaye  my sister's keeper, the fault in our stars tarzı hastalığın verdiği sorunlar üzerine klişe replikler ve olaylarla bezeli. yine de son kısma kadar gene idare edilebilir durumdaydı. öyle çok ağlatıyım gözyaşından prim yapayım bir film olmamasına rağmen yer yer mendilleri hazır tutalım.

13 Ocak 2018 Cumartesi

kar yağmayan kış

battle of sexes
1973 yılında Billie Jean King ve Robert Sandy Riggs isimli iki tenisçinin kadınların mesleki şartlarda eşit muamele konusunda itibar maçını konu alan Battle of Sexes Steve Carell hariç bir şeye pek benzemiyordu. Genel kültür için izlenebilir.
call me by your name
Bu senenin en çok konuşulan ve Oscar alsın diye kampanyaları yapılan filmi sanırım bu. Ben sırf bu sebeple filmin abartıldığı kadar çıkmayacağını düşünüyordum. Çünkü her sene aynı showu izliyoruz. Geçen senenin yıldızı Moonlight'da ne olmuştu desen hiçbir şey hatırlamıyorum. La la land'i bile daha iyi hatırlıyorum diyebilirim. O yüzden CMBYN'i de sıfır beklentiyle açtım ama gerçekten görüntüler oyuncular açısından çok beğendim. Timothee Chamalet ve Armie Hammer arasındaki uyum muazzamdı. Dönem, İtalya görüntüleri, kıyafetler vs özenliydi. Ama en etkileyicisi filmin sonunda verdiği duyguydu. Bu sene oyum CMBYN'e.
the disaster artist
James Franco perfect. Kesinlikle ödüllere boğulmalı. Film çok başarılı olmuş.
the killing of a sacred deer
lanthimos artık işin suyunu çıkarmaya başlamış olabilir.
lady bird
 Greta Gerwig filmi diye çok seveceğimi düşünmüştüm ama bunun nesini abarttınız anlamadım.
three billboards outside ebbing missouri
golden globes'da neden ödüllere boğulduğuna anlam veremediğim, senaryosu kendi içinde çelişen karakterle dolu film. tek güzelliği frances olabilir.