oscars etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oscars etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2017 Cumartesi

Ne kadar fiyasko bir Oscar

Ben ki gündoğumu saatleri olduğu için sabah 5-7 aralığında uyanık olmaktan nefret ederim bütün bir kışı karanlıkta uyanıp sokağa çıkarak geçirdim. Her gün ettiğim küfürün haddi hesabı yok belki şanslı günüme denk gelmiştir de okuduğum belalardan biri tutar.

Bu sene Oscarlar saat farkından neredeyse bizde öğlen vaktine sarkacaktı. Ben yine şişirilmiş filmlerden aşırı soğuduğum için ana filmleri izlemeyi erteledim.  Böyle sonraya bırakınca olaylar soğumuş oluyor ben de beklentisiz izliyorum açıkçası iyi oluyor.



Oscar'ın en güzel anı tabi ki son dakika yaşanan skandaldı. En iyi film La la land diye açıklanıp bir anda yoo dostum Moonlight buyrun sizin hakkınız denmişti. Ödüller geçen senenin günahlarını çıkarmak için ayarlanmıştı sanki. oscarsowhite boykotunu bi daha duymamak için çeşitliliğe gitmişlerdi ama ben olsam bu ödül bana hakkım olduğu için mi verildi yoksa itibarı korumak için kullanılan şanslı kişi mi oldum derdim. Ana dallarda verilen ödüllerin hiçbirinin hakkıyla verildiğini düşünmüyorum. Casey mi en iyi oyuncu? Ya Emma Stone? Youtube'da Emma Stone'un filmlerinden yapılmış bir kolaj var. İzleyince hiçbir etki bırakmıyor çünkü bir numarası yok. Zaten en iyi kadın oyuncu Oscar'ı almış bir Gwyneth Paltrow bir Jennifer Lawrence ya da Brie Larson'ı düşününce her şey mantıksız gelmeye başlıyor. Elle'i izleyip nasıl Isabelle Huppert es geçilir aklım almıyor.
Arrival
Arrival çok yuhalandı ama ben oldukça sevdim. Değişik bir hikayeydi sürprizi biraz erken anlaşılsa da bana çok dokunmadı.
Hidden Figures
Açıkçası Hidden Figures'ü çok seveceğimi düşünmüştüm çünkü based on a true story. Özellikle bilim kadınlarının çeşitli zorlukları aşarak yükselme hikayeleri gayet de ilham veriyor ve insanı güdülüyor. Fakat ben bu filmde inanılmaz uyukladım ve son kısımları izleyemedim bile. Bu nasıl bir didaktik anlatımdır ya. Olayları akışında daha gerçekmiş gibi anlatsalardı keşke. Her şey o kadar tahmin edilebilir, yaşananlar o kadar gözümüze gözümüze sokulmuştu ki öeah dedim.
La La Land
Geldik bu senenin olay filmine. 2016 filmleri beni çok ters köşeye yatırdı. Beğenmem dediklerimi beğendim ya da tam tersi oldu. Bu film için de aynı şekilde aşk hikayesi ve müzikal benim olay yerinden kaçarak uzaklaşmam için yeterli sebeplerdendi ama mutlu huzurlu hikayelere özlemimizden, 2 saatliğine de olsa masal alemine uzaklaşma isteğimizden midir nedir ben çok sevdim. Sonu bile birazcık kalp kırsa da beni mutlu etti. Bi de vıcık vıcık müzikale boğmamışlardı. Nedense sefiller gibi bir baygınlık bekliyordum. Bunların hepsi bir yana La la land güzel ama çok sıradan bir film. En iyi filme oynaması için çok zayıf bir sinema yılı görmesi gerekiyordu. Şanslı zamanda çıkmış diyelim. Ayrıca Ryan Gosling hiç şarkı söyleyemiyor.
Moonlight
Moonlight'dan biraz korkuyordum ama yine kendimi şaşırttım. (benim zevklerim mi değişti ya) Durağan bir hikaye olmasına rağmen hiç sıkmadı. Meselenin de psikolojik boyutuna parmak bastığı için beni daha çok bağladı kendine sanırım. Hollywood ve gençlik diyince promosyon olarak gelen bullying , drug addicted anne gibi artık bunu yapma ya nolur diyeceğimiz klişelerle bezeli belki ama bir an olsun ben bunu neden izliyorum demedim. Belki farklı çekim tekniklerinden olabilir. Filmdeki bütün erkek oyuncular çok iyi iş çıkarmış. Ayrıca ilk defa bir LGBTI filmi en iyi film seçildi. Tam hakkıyla mı kazandı bu ödülü tartışılır ama insanların görüş açılarını biraz genişletmelerine sebep olacağına eminim.


29 Şubat 2016 Pazartesi

Oscars 2016 aka Asın Bayrakları DiCaprio'nun Zaferi

Brie "Geçen yine Leo'yla ödül alıyorum" pozuna girmiş.
Oldu. Vallahi de oldu billahi de oldu. İyicene yaşlanmadan Leonardo DiCaprio Oscar'ına kavuştu. Biraz duygulandık, biraz hüzünlendik. Kimimizin gözünden Titanic'deki sahneler geçti, kimimiz Catch Me If You Can'i düşündü yer yer Inception'ı hatırladı, Wolf of Wall Street de ne filmdi be dedi. Bu ödül güçlü performanslarının hepsine kaldırılan bir kadehti. Ben gerçekten çok sevindim. Hatta DiCaprio'lu bayrağım olsa asardım. Sahnedeki o hınzır gülümseyiş anının giflerini epeyce bir yıl kullanırız artık.

Oscar isimleriyle genelde ters düşerim, filmlere duygusal yaklaşırım, bugüne kadar da her muhteşem performans akademi tarafından taçlandırıldı diye de bir durum yok.

Room'u ve Danish'i hala izlemedim ama bu iki genç oyuncunun Oscar'la bu kadar kolay, yolda 5 lira bulur gibi kavuşması mı gerekiyordu bilemem. Mark Rylance ise sürprizin babasını yaptı  çünkü çok sinsice yaklaştı ödüle ama Sly'dan daha fazla hak ettiğine eminim.

Fassbender sevgilin olsun kırmızı halıda ananla babanla poz ver :(


Birisi de Twitter'da acaba Vikander ve Fassbender sayesinde Michelle Williams & Heath Ledger kırmızı halı romantizmini tekrar yakalayabilir miyiz demiş ama alın size romantizm. Yemin ediyorum bu kızcağızın şimdiden içi geçmiş. Bafta'da Kisscam olayını pas geçtiler hadi neyse, Oscar alıyorsun, yanında Fassbender oturuyor öylece yanağını uzattı. Yazıklar olsun.

Bir adet sevgi pıtırcığı olmuş Ruffalo
Spotlight'ın ödül almasına da ayrıca mutlu oldum. The Revenant ve Mad Max hikayesi sağlam filmlerin yanında biraz boş kalıyor maalesef. İkisinin de hak ettikleri dallarda ödülleri aldıklarını düşünüyorum.

Acaba bir ara delici bakışlarıyla Cate Blanchett postu mu yapsam.



Ne dersin Tom'cum sana da kısmet olacak mı?
Ödül törenlerini sevmeyen, kampanyalarla falan işi olmayan Hardy'ciğimiz için de biraz Oscar'ı beklemedik mi sanki? Kendisi her ne kadar ürün yerleştirme kısmını biraz abartmış olsa da hasretimizi giderdi çok şükür.



Elinde olsa işkembecide kapanışı yapacak  Larson.