16 Kasım 2018 Cuma

bored to death

bohemian rhapsody
 aşırı canımın sıkıldığı bıkkınlık içeren bir dönemdeyim. tek tek filmleri yazamayacağım sanırım. işte bunlar da depresyon ürünleri.
climax

fed up

the imitation game

ordinary people

private life

three identical strangers

upgrade

14 Ekim 2018 Pazar

Part 2 Documentaries

inside job 
para belgeseli. kendi küçük dünyamızdayız aslında para piyasası buzdağının gizli kısmı. anlatıcı olarak matt damon'ı sevdim. bu konuda izlenebilir diğer film: the big short, margin call


jim&andy 
bu belgeseli bir arkadaşım önerdi. konusunu okuyunca önce filmini izlemem gerekiyordu. jim carrey andy kaufman'ın hayatını anlatan man on the moon filmini çekerken metot oyunculuk tekniğini kullanıp çekimler boyunca andy kaufman gibi davranır ve milleti delirtir. kamera arkası görüntülerinden ve jim carrey'le günümüzde yapılan röportajdan oluşan belgesel çok eğlenceliydi. jim carrey'nin ruh halini hiç iyi görmüyorum.

the light bulb conspiracy
normalde bir ampul ömürlüktür ya da aldığınız bir mixerin normal şartlarda bozulması için çok az sebep vardır ama hepimiz artık tüketimde bulunurken kabul ediyoruz ki binlerce para verdiğimiz şeyin ömrü maximum 5 sene. peki bunun sebebi nedir bu durum nasıl ortaya çıktı işte bunları anlatan çok farklı yorumlara sebep olabilecek enteresan bir belgesel.

wild wild country
osho'nun meşhur özlü sözlerini her yerde görmüşsünüzdür. aslında osho kimdir, bu tarikatımsı oluşum nasıl başladı, hindistandan çıkıp tee dünyanın bir ucu amerika'da kendine nasıl bir karargah kurdu bunları anlatan başarılı bir netflix belgeseli. izlerken herkes kendi ülkesiyle ilişkilendirebilir :D

sugar man
bu oscar'lı belgeseli nasıl kaçırdım bilmiyorum ama oldu işte. sugar man isveç'li bir yönetmenin eseri. konusu çok enteresandı ve bu belgeseller içinde belki de en sevdiğim olabilir. yönetmenin trajik hayatını da inceledikten sonra iyice içime taş oturdu.

13 Ekim 2018 Cumartesi

Part 1 Movies

Hiç film falan izlemiyorum daha koycak afiş birikmemiştir diye düşünerek burayı pek sallamıyordum. Geçen criticker hesabımı kontrol ederken fark ettim ki bir posta sığmayacak film izlemişim. Napıyım ya şimdi hepsini koysam üşenirim dedim baktım yarısı belgesel o zaman filmler ve belgeseller olarak bölmeye karar verdim.

blackkklansman
spike lee'nin cannes'dan ödüllerle dönen filmi gerçek olaylara dayanıyor. KKK isimli hala tiplerini çok komik bulduğum ama felsefeleri korkunç olan gruba katılan siyahi istihbarat polisinin maceraları. yer yer spike lee gaza gelip kurguda sahneleri kesmeye kıyamamış olsa da eğlenceli ve son kısmı sürprizliydi.
dangerous minds
öğretmenlikle alakalı filmleri araştırırken bu film çok karşıma çıkmıştı mutlaka izleyin diye. üff izlemeyin ya mutlaka. çok hollywood.
deadpool 2
vakit geçirmek için harika bir seçenek.

kelebekler
kelebekler fırtınası sona erince ben de izlemeye karar verdim. bence sarmaşık karaçelik'İn en iyi filmi olarak kalacak. kelebekler'de oyunculukta  bir olmamışlık vardı. kötü değil ama çok etkilenmedim. sadece son sahnesini hiç unutamayacağım :D
man on the moon
bu filmi aslında başka bir sebeple izledim. bir arkadaşım  jim & andy belgeselini izlemelisin dedi. belgeselin konusunu okuyunca bu filmi izlemem gerekiyordu. Jim carrey komedi oyuncusu olarak görülüp küçümsense de ben her zaman dramada da ne kadar iyi olduğunu savunmuşumdur. bu da belgesi.
the kindergarten teacher
filmekiminden tek filmim. yıllardır mesleğini iyi şekilde yapan ama kişisel hayatında tatminsizlikler yaşayan anaokulu öğretmeninin, bir öğrencisinin edebiyata karşı özel ilgisini keşfetmesi ve ona karşı başlayan takıntısını anlatan yer yer gerilimli yer yer dozunda esprili hoş bir filmdi. sonunda böyle düşündüren ve tartıştıran filmleri seviyorum.