9 Şubat 2019 Cumartesi

Hiç bir zaman eskisi gibi olmaz

Green Book
 Bu senenin Oscarlarının güçlü adaylarındandı. Başrolündeki iki kişi de bol bol takdir edildi ödüllendirildi. Evet güzel bir filmdi akıcıydı saate baktırmadı ama her zamanki minorities filmlerinden. Her yıl bu tarz bir film öne çıkartılıyor bu da böyle bir şanslı gibi.
Incendies
 Neden bu kadar zaman izlemediğimi bilemediğim inanılmaz bir senaryosu olan film. Bu filmi yeni yıla girdiğimiz gece izledim. Çok çok etkilendim. Senaryosu Oldboy etkisi yaptı. Müthis.
The Hunt
 Toplum lincini çok güzel anlatan mads mikkelsen'ın kendine hayran bıraktığı güzel bir danish filmdi.
Roma
Üfff yorum yapmayacağım kadar sıkıcıydı. Evet bütün ödüller sana. Netflixin sana verdiği paralarla nerelere geldin.
Transit
Bu filmin konusunu okuduktan sonra izlerken acaba ben yanlış filmi mi izliyorum diyip durdurup internette araştırdım. O derece şüpheye düşürdü. Çünkü film ikinci dünya savaşı dönemi ülkesinden kaçan birini anlatıyordu fakat her şey modern ve günümüzdü. Meğer meseleye farklı bir yerden bakıyorlarmış. Değişikti izlenebilir.
Die Welle
Enteresan bir alman filmiydi. Bir alman lisesi. İki ders biri anarşizm diğeri otokrasi. öğrenciler iki gruba ayrılıyor. Biz otokrasi dersini izliyoruz. Her şeyin demokratik bir şekilde başlarken nasıl kontrolden çıktığını. Senaryosu aslında bir kitapmış ve Erkek Lisesi'nde de okutuluyormuş diye okudum.
The Guilty
Tatlış Tom Hardy'nin Locke filminin çakması The Guilty, tek mekan olup size 90 dakika izleme vaadi veren filmlerden. Eh işte.

12 yorum:

öneri makinesi dedi ki...

Hahaha, Netflix'e cevap hakkı doğdu, ne güldüm :):). Ben sıkıcı bulmadım ama yorumun müthiş :).

Senin önerilerin benim baş tacım, Incendies'i ben duymadım ama hemen ekliyorum listeme.

Mad Mikkelsen çok iyi oyuncu tartışmasız, ben de beğeniyorum ama hangi filmini izlesem tatlı bir rolü de oynasa ki pek oynamıyor sanırım, ben ufaktan yusuf yusuf oluyorum ve şimdi içinden bir seri katil çıkacak falan diye bekliyorum :).

gürültü dedi ki...

canımsın ^^
incendies'i hemen hemen hemen izlemen lazım. çok beğeneceğini düşünüyorum.

mikkelsen kesinlikle dediğin gibi. bu filmde de bir anaokulu öğretmenini oynuyor ama afişte seri katil filmi imajı var :D

Leylak Dalı dedi ki...

Incendies'i "İçimdeki Yangın" adıyla birkaç yıl önce izlemiş ve resmen çarpılmıştım. Orijinal adını unutmuşum, bir an hangi filmdi bu diye düşündüm :)
Roma konusunda biri hislerime tercüman oldu şükür, tamam sıkılmadım ama öyle acaip bir numarası da yok, niye bu kadar abartıldı anlamadım.
Madd Mikkelsen'e gelince, ne onunla, ne onsuz :)))) Öneri'nin yorumu çok yerinde :)

gürültü dedi ki...

Netflix ilk baslarda festivaller tarafindan dislanmisti digital bir platformun filmi yarisamaz falan diye. Okuduklarima gore hirstan midir nedir bilmiyorum bir netflix filminin oscar almasina kafayi takmislar ve inanilmaz bir butce ayirmislar bu ise.

oytunla hayat dedi ki...

İlahi dedim netflix yorumunu okuyunca :)
Ben Roma filmini sonradan yani ilk yarıdan sonra sevdim. Kadınlar cezbetti beni.

Green book diğer izlediğim filmdi. Bu sene kapacak gibi duruyor birkaç heykelcik.

gürültü dedi ki...

en iyi yardımcı oyuncuda bekliyorum sadece ben green book'u :D

şule uzundere dedi ki...

Onur Savaşı'nı yakın zamanda izledim ve çok beğendim. Senaryo, oyunculuklar vs. çok iyiydi.

Incendies'ı bir arkadaşım önermişti, yıllar önce izlemiştim. Sonu en sürpriz ve etkileyici filmlerden biri. Asla tahmin etmezdim.

gürültü dedi ki...

neyin adını onur savaşı diye çevirmişler diye araştırdım :D:D

the guilty ve die welle'i de öneriyorum.

Saadet Uslu dedi ki...

Duymadığım filmler var listede. Bazılarını merak ettim. Bakayım...

gürültü dedi ki...

hangileri mesela?

Mert (Kafa Dergi) dedi ki...

Böyle film ve kitap dolu bloglara bayılıyorum ben. :)
Bu yazıyı da sevdim! :)
Ben de beklerim sayfama :))

Arif ÖZTÜRK dedi ki...

İncendies ve Roma filmleri ilgimi çekti. Roma zaten izleme listemde.