sevgili sibelynka beni yıllar önce mimlemişti ama bilgisayarsız geçen günlerden sonra ancak fırsatım oldu.
kendisinin paylaşımlarına da şurdan bakabilirsiniz. http://sibelynka.blogspot.com/p/blog-page_9.html
Bu mimi yaparken spotify'dan ve last.fm'den azıcık tüyo aldım çünkü balık hafızalıyımdır şarkı isimlerini ve grup isimlerini hatırlamakta hep zorluk çekerim.
Yazın çıkan çok sevdiğin sanatçıdan/gruptan bir şarkı
İngiliz olsun taştan olsun demişler. Gençliğimi harcadığım grup Suede bu yaz yeni bir single çıkardı. Klibi için tüm masraftan kaçınarak drone çekimlerini montajlasalar da olsun. Life is golden hala eski suede tadını taşıyan bir şarkı.
Bu yaz en yeni keşfin
Burda anladığım kadarıyla daha önce hiç dinlemediğim birini yazmam gerekiyordu. Harun Tekin'in bir paylaşımıyla Simge Pınar'ı keşfettim o zaman. Daha önce hiç duymamıştım. Genelde yeni nesil alternatif müzik seslendiren Türk kızlarımız mıyır mıyır şarkı söylüyorlar o yüzden kendilerine hiç katlanamıyorum. Açıkçası bunu da öyle sandım ama değilmiş. Ya da bana güzel geldi bilemiyorum. Bir tane de sofar kaydını dinledim e o da güzeldi. tesadüf olamaz o zaman.
Bu yaz sürekli dinlediğin bir şarkı
Bu yaz bence en çok Oasis dinlemiş olabilirim ama onu yazmayacağım. Onlar dışında başka bir şarkıyı epey dinledim. Hatta ben onu yaz değil kış boyu da dinlemiş olabilirim. Nothing but thieves'in excuse me şarkısından bahsediyorum. Vokalin sesine bazen inanamıyorum bu adamdan bu ses nasıl çıkıyor diye. Şarkı bir yerde öyle bir yükseliyor ki her defasında ben de eşlik ediyor oluyorum.
Bu yaz en çok duyduğun şarkı/albüm
Bunu buraya koyduğum için çok üzgünüm ama gerçekler acıtır... daha fazla duymak istemiyorum.
Bu yaz eski de olsa dinlemekten vazgeçemediğin şarkı
Aslında sürekli dinlediğim bir şarkı değildi ama bu bahar chungking express'i izledikten sonra çok fazla takıldığım şarkı the mamas & the papas'dan california dreamin' oldu. bunun sia versiyonunu da seviyorum.
Sence bu yazın en favori hiti
Bu yazın hiti Alex Turner'ın ölümüne kankası, bütün tipsizliğine rağmen İngilizliği ve tabii ki paçalarından akan british müzik genetiğiyle bizi teenager hissettiren Miles Kane'den Loaded. Allahtan kankasının müzikal değişimi kendisini etkilememiş de baştan sona Miles dedirten bir albüm yapmış. Bu ara en büyük fan girl'ü olarak instagram'dan paylaşımlarını kaçırmamaya çalışıyorum.
Senin bu yazını anlatan bir şarkı
Yazıyı mı anlatcak, nasıl yani bütün yazdıklarımı mı anlatcak diye düşünürken bir anda jetonum düştü.
kapanış
29 Ağustos 2018 Çarşamba
26 Ağustos 2018 Pazar
14 Ağustos Liam Gallagher & Starsailor
starsailor |
poor misguided fool |
işte böle böle derken liam gallagher konserine hazırlanmaya başladım önce setliste baktım. liam normalde kendi albümünü çıkardı ve hiç de fena olmayan şarkılar var ama konserin çoğunu oasis şarkılarına ayırıyor ve bazılarının dediği gibi korsan oasis konseri veriyor. bizim gibi ülkesine 40yılda bir kült grup gelen fakirler için bu 90ların geri dönmesi, gençlik ateşi, eski dostlar ve daha bir sürü şey ifade ediyor. ben starsailor'ı da lisede ve üniversitede çok dinlerdim. ergenliğimle eşdeğer şarkıları vardır ve onlar da konserlerinde sıkıcı şarkılar yerine en hit parçalarını çalıyorlar.
o gün işten çıktım koşa koşa küçükçiftliğe geldim. en sevdiğim konser yeri çünkü aşırı merkezi ve maçka parkından püfür püfür bir rüzgar eser akşamları ama asla üşütmez. ön gruplardan biri mor ve ötesiydi. canlı hallerine bayılırım. uyan'ı çaldıkları için özellikle sevindim. mor ve ötesi artık albüm yapmaz gibi geliyor. tamamen konserden konsere bir araya geldiklerini düşünüyorum. ama o kadar hit şarkıları var ki asla eskimeyecekler.
neyse gelelim gecenin bombalarına. starsailor alcoholic'le başladı poor misguided fool, lullaby, tie up my hand, tell me it's not over, four to the floor gibi bütün hitleri çaldı. ben bayağı kendimi kaptırdım. özellikle bazı şarkılarda geçmişe çok döndüm. seyirci pek şarkılara hakim değildi gibi zaten grup da bozuldu bence. böyle bağıra çağıra tek ses eşlik edildiğini söyleyemeyeceğim ama aslında öyle bir konseri de çok hak eden bir grup. onlar da herkesin liam'a geldiğini biliyordu bence.
bad boy |
live forever sırasında kamerayı seyircilere döndürdüler ve şarkı boyunca liam onun için gelenleri izledi. o an gerçekten çok duygusaldı. müziğin birleştirici gücü demek istiyorum. yıllardır birbirini tanımayan ama aynı müziği seven insanlar orda ekrandan birbirlerini izlediler. yurtdışına çıkma şansı olmayan herkes bugünleri bekliyordu. bütün şarkılar bağıra çağıra söylendi gerçekten seyirci de çooook çok iyiydi.
live forever'da seyirciden bir kesit. |
liam şarkı aralarında laf attı. döner kebab yemiş ve bayılmış anladık.
konser wonderwall'la bitmişti. çok kısa sürmüştü ama daha önceki setlist'lerine bakmıştım ortalama 14 15 şarkı söylüyor bizde de 14 şarkı söyledi. nasıl ya gerçekten de biz şimdi oasis şarkılarını liam'ın sesinden mi dinledik şokuyla konser alanını terk ettik. yolda giderken hala live forever söylüyordum. ertesi sabah sesim kısık, aşırı yorgun ve akşamdan kalmaydım ama salak bi tebessümle hiç zorlanmadan uyandım. çektiğim fotoğraflara ve videolara bakıp ben orda mıydım ya dedim. bunun aynısını suede konserinde yaşamıştım işte.
gönül ister ki noel de grubuyla gelsin ve bu gecenin intikamını alsın. kim bilir belki olur ümidi kesmeyelim. Noel duy sesimizi kuşlarını da al gel. don't look back in anger söyleyip şu defteri kapatalım.
Etiketler:
konser,
küçükçiftlik park,
liam gallagher,
starsailor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)